BEYİN DETOKSU: ORUÇ

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte vücuda besin alımının azalması ve uzun bir süre aynı saatlerde yemek yemeye alışılması, aslında ilk günlerde zor gibi görünse de orucun vücutta yarattığı düzene kısa bir süre sonra alışılır. Oruç tutarken yalnızca açlıkla mücadele edilmez, aynı zamanda organlarımız da dinlenir. Oruç tutulduğu süreçte beynimize diğer organlardan giden uyarılar daha az gittiğinden beynimizin çalışma kapasitesi yükselir. Oruç tutarken bedenimiz metabolik faaliyetlerle daha az uğraştığı için algı ve öğrenme faaliyetleri daha çok artar. Hafıza ve bellek daha çok kayıtlama yapar.

Yapılan bilimsel araştırmalar, oruç tutmanın “sinir gelişim faktörü” olarak bilinen moleküllerin salgılanmasını artırdığını gösteriyor. Bu faktör sadece sinirsel bağlantıları güçlendirip yeni nöron üretmekle kalmayıp nöron ağlarının hareketini artırarak sinaptik plastisiteyi sağlar. Böylece hafıza ve öğrenme için yeni sinapslar şekillenir. Aynı zamanda ruh hali ve motivasyona katkıda bulunarak anti-depresif etki sağlar.

Ramazan boyunca glikoz hemeostazı iftardan sahura kadarki öğünlerle karşılanan glikojen depolarıyla sürdürülür. Yediğimiz besinler karaciğerde glikojen olarak depolanır. Bu deponun boşalması 10 – 12 saat sürer ve bu depolar boşaldıktan sonra yağlar enerji olarak kullanılmaya başlar. Yani vücut yağ yakmaya başlar. Yağ yıkımı sonucunda da “keton cisimcikleri” denen bileşiklerin kandaki miktarı artmaya başlar. Keton cisimleri ise beyne ulaştığında nöronlara enerji sağlar. Ketonlar sinapsların yapısında hafıza ve öğrenmeyi teşvik eden olumlu değişiklikler sağlar (Epilepsi gibi nörolojik hastalıkların tedavisinde ketojenik diyet tedavisinin kullanılmasının nedeni de budur).

Yapılan bazı araştırmalarda, haftada birkaç gün oruç tutulduğunda nöronları amiloid plaklardan koruyarak Alzheimer ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıkları önlemeye yardımcı olduğu kanıtlanmıştır.

Son yıllarda uzun süreli açlıkla ilgili yapılan çalışmaların sağlığımıza özellikle de beyin fonksiyonlarına olan olumlu etkilerinin olması Ramazan ayının bedenimiz için bir fırsat olduğuna işaret etmektedir. Özellikle İngiltere’de popülerlik kazanan “intermittend fasting” diye adlandırılan aralıklı oruç ve buna benzer uzun süre açlığı destekleyen diyetler ile ilgili yapılan çalışmalar da gösteriyor ki arada bir açlık deneyimi yaşayan kişiler sinir hastalıklarına yakalanma açısından daha dirençli oluyorlar.

 

 

Diyetisyen Beste Külekci